ÇALIŞ DEDİKÇE ŞERİAT, ÇALIŞMADIN DURDUN…..
VAİZ KÜRSÜDE [i]
…………
O ihtişamı elinden niçin bıraktın da,
Bugün yatıp duruyorsun ayaklar altında ?
“ Kadermiş “ Öyle mi ? Haşa, bu söz değil doğru :
Belanı istedin, Allah da verdi… doğrusu bu.
Talep nasılsa, tabii, netice öyle çıkar,
Meşiyyetin[ii] sana zulmetmek ihitmali mi var ?
“ Çalış “ dedikçe şeriat, çalışmadın, durdun,
Onun hesabına bir çok hurafe uydurdun !
Sonunda bir de “ tevekkül “ sokup araya,
Zavallı dini çevirdin onunla maskaraya !
Bırak çalışmayı, emret oturduğun yerden,
Yorulma, öyle ya, Mevla ecir-i hasın iken ![iii]
Yazıp sabahleyin evden çıkarken işlerini,
Birer birer oku tekmil edince defterini;
Bütün o işleri rabbim görür; vazifesidir…
Yükün hafifledi… Sen şimdi doğru kahveye gir !
Çoluk çocuk sürünürmüş sonunda aç kalarak…
Hüda vekil-i umurun değil mi ? [iv] Keyfine bak !
Onun hazine-i in’amı [v] kendi veznendir !
Havale et ne kadar masrafın olursa … Verir !
Silahını kullanan Allah, hududu bekleyen O;
Levazım bitivermiş, değil mi ? Ekleyen O !
Çekip kumandası altına ordu ordu melek,
Senin hesabına küffarı hak-sar[vi] edecek !
Başın sıkıldı mı, kafi senin nazlı sesin :
“ Yetiş “ de, kendisi gelsin, ya Hızır’ı göndersin !
Evinde hastalanan varsa, borcudur: bakacak ;
Şifa hazinesi derhal oluk oluk akacak.
Demek ki : her şeyin Allah… Yanaşman, ırgadın o;
Çoluk çocuk O’na ait; lalan, bacın, dadın O;
Vekil-i harcın [vii] O; müdür-ü veznen O;
Alış seninse de, mesul olan verişten O;
Denizde cenk olacakmış… Gemin O, kaptanın O;
Ya ordu lazım imiş… Askerin, kumandanın O;
Köyün yasakçısı; şehrin de baş muhassılı [viii] O;
Tabib-i aile [ix], eczacı… Hepsi hasılı o,
Ya sen nesin ? Mütevekkil [x]! Yutulmaz artık bu !
Biraz da saygı gerektir… Ne saygısızlık bu !
Hüda’yı kendine kul yaptı, kendi oldu Hüda; [xi]
Utanmadan da tevekkül diyor bu cür’ete… Ha ?
…………
Yorumsuz, anlayana ! ….
[i]Safahat Dördüncü Kitap , Fatih Kürsüsünde
[ii] Meşiyyet; irade, burada İlahi İrade, Allah
[iii] Ecir-i has, yanında çalışan sadık gündelikçi.
[iv] Allah bütün işlerin için vekilin değil mi?
[v] Allah’ın iyilik hazinesi. İn’am Osmanlı’da yeniçerilerin maaş zamları için de kullanılırdı.
[vi] Yerle bir edecek.
[vii] Harcamaları yapan yetkili.
[viii] Muhassıl , Tanzimattan önce : Vergi tahsildarı. Sonra devlet dairesinde mutasarrıftan küçük bir makam.
[ix] Aile doktoru.
[x] Kadere boyun eğen. Tevekkül eden.
[xi] Allah’ın meziyetlerine sahip.


0 Yorum