Kissinger : “ Girdiğiniz yerlerden çıkarsınız !… “
KISSADAN HİSSE
Bu sitede bir süredir, yakın sayılabilecek tarihimizden örnekler yayınlıyoruz. Kaba taslak bir bakışla on dokuzuncu yüzyılın başlangıcından bu yana, cumhuriyet dönemini bir kenara bırakırsak, olumlu sayılabilecek bir sayfa bile bulmak olanaksızdır.
Biz bu yayın sürecine devam edeceğiz. Daha nice örnekler verecek, bu örneklerin arkasındaki gerçekleri ortaya koymaya çalışacağız.
Bu sitede 18.Şubat.2023 tarihinde yayınlanmış olan “ Lord Salisbury’nin Osmanlı – Yunan Savaşı Ardından Yaptığı Değerleme “ başlıklı yazıda; Girit adası ile ilgili gelişmeler ele alınmıştı.
Yaklaşık 80 yıl boyunca bir kabus gibi devletin üstüne çöken bu sorun, aynı dönemde yaşanan diğer emsalleri gibi; devleti için için yiyerek, çökmesine sebebiyet vermiştir.
Sorunun adı önemli değildir. Biri olmasaydı, bir diğeri yaratılacaktı. Siyasal çıkarlar uğruna, devlet mülkü bozuk para gibi harcandığı zaman, elde edilen nimet kimseye bir şey kazandırmayacaktır. Bu uzun vadeli bir mücadeledir. Biz kısa vadeli düşünerek, herkesi kendimiz gibi zannediyoruz. Ama dışarıda bu işler başka şekilde işliyor.
1974 yılının sonbaharında Amerika’da Temsilciler Meclisi, Kıbrıs çıkarması dolayısıyla Türkiye’ye uygulanması düşünülen ambargo konusunu konuşurken, Dış İşleri Bakanı Turan Güneş’te, Kissinger ile New York’ta Waldorf Astoria’da büro olarak kullanılan dairede bir araya gelmişti.
Başbakan Ecevit’in istifası bahis konusudur ve bu konu Kissinger’i rahatsız etmektedir. Bu yönüyle Güneş ile yapılacak konuşmanın pek bir pratik faydası da yoktur.
Kissinger, Güneş’i uğurlarken : “ Ben tarihçiyim, bilirim. Osmanlılar gibi sizin de ne kadar eli açık, yumuşak kalpli ve başkalarını düşünen millet olduğunuzu bilirim. Girdiğiniz yerlerden çıkarsınız. Bunun ne kadar süreceği bilinmez tabii, ancak tarihte hep böyle olmuştur. En çok birkaç yüzyıl kaldığınız yazılı. Bu nedenle adımlarınızı yavaş atın.” demişti [i]. Bu sözleri veya benzerlerini, daha sonra Çağlayangil’e de tekrar ettiği o zaman çok konuşulmuştu.
Sadrazam Ali Paşa’nın daha önce yine bu sitede alıntı yapılan Girit konusundaki raporunda yazdığı :
“…. Teftişten hasıl olacak zararlar büyük olasılıkla Girid’le sınırlı kalmayıp, Akdeniz’deki Osmanlı mülkü olan diğer adalara ve Rumeli’ye sirayet edeceği ve ettirileceği ve bununla beraber buraya edeceğimiz fedakarlık, beladan kurtulmak yerine daha büyük felaketler getirecek vehmine kapılmamak da elden gelmiyor…”
şeklindeki görüşlerini bu konuşma ile bir arada ele almak gerekeceğini düşünüyoruz. Ali Paşa’nın raporu 1867, Kissinger’in Turan Güneş’e söylediği sözler 1974 yılına aittir.
Bu siyasi düzen ile devam ettiğimiz taktirde, çok yakında benzer beyanlarla ve hatta çok daha kötüsü, bazı taleplerle karşılaşmamız tehlikesi vardır.
Seçim ittifakı pazarlığında; özerklik, ikinci resmi dil, bazı söylemlerin değiştirilmesi veya bir takım inanç ayrıcalıklarının ön koşul olarak ileri sürülmesi, vahim gelişmelerdir. İşin daha tehlikelisi, açık olarak konuşulanların dışında, kapalı kapılar ardında neler konuşuluyor. Bunları düşünmek bile istemiyoruz.
Siyasi amaçlar uğrunda, cilalanmış ekonomik rakamlarla bu devirde kimseyi kandırmak mümkün değildir. Ekonominin temeli üretimdir. Dünyanın hiçbir yerinde, üretim yaparken satılan fabrikaların kapatılarak, yerine konut inşaatı veya alış veriş merkezi yapıldığı görülmemiştir.
Döviz fiyatlarını kontrol etmek amacıyla sabahtan akşama kadar kaynağı belirsiz paraların kullanılmasının bir gün mutlaka geri dönüşü olacaktır. İşte o zaman bu ve benzeri taleplerle karşılaşılması kaçınılmazdır. Bu ülke kapitülasyonlardan kurtulmak için yüzlerce yıl mücadele etti. Geleceğimizi ipotek ettiğimizin farkına varmak zorundayız.
[i] Mehmet Ali Birand : DİYET, Milliyet Yayınları, İstanbul, 1985, s.49.


0 Yorum